16/2/2009

>> Necip Fazıl Kısakürek

1905-1983 yılları arasında yaşamış en önemli edebi­yatçılarımızdan birisidir. Şiir, monografi, piyes türlerinde eser­ler vermiştir. Necip Fazıl’ın edebi kişliğii, Paris’te eğitim gördüğü senelerde şekillenmiştir. Necip Fazıl’ın şiirlerinde yakından tanıdığı Fran­sız şiirinden izler görülür. Necip Fazıl‘ın yaşamının ikinci kısmında değişen düşüncelerine paralel olarak eserlerinde tasavvufi unsurlar yoğunlaşır. Metafiziğin önemli olduğu eserlerinde insanın va­roluş nedenleri, evrendeki yeri, yalnızlığı, iç âleme ait duygu ve düşünceleri önemli bir yer tutar. Necip Fazıl Kısakürek, 1980′de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülünü; 1981′de Türk Edebiyatı Sultanü’ş-Şuara (Şairlerin Sultanı) unvanını almıştır.

Necip Fazıl’ın eserleri;

Bir Adam Yaratmak, Çile, Reis Bey, Ben ve Ötesi, Sabırtaşı, Künye, Abdülhamit Han ve Babıâli’dir.

16/2/2009

>> Ahmet Muhip Dıranas

1908 ile 1980 yılları arasında yaşamıştır. Cumhuriyetten sonraki edebiyatımızda çok önemli bir yeri vardır. Bu döneme hem fikir hem de bir sanat adamı olarak damgasını vurmuş­tur. Az sayıda şiir yazmış olan Ahmet Muhip Dıranas, şiirde sese ve şekil mükemmelliğine önem vermiştir ve biçim kusursuzluğu ile dikkati çeker. Şiirlerinde Sembolizm akımının etkileri hissedilmektedir. Fransız sembolistlerinden etkilenmekle birlikte, bunu geleneksel biçimlerle kaynaştırdığından, ken­dine özgü bir şiir dünyası oluşturabilmiştir. Şiirlerinde zaman, kaçış duygusu, ölüm, yalnızlık hissi, tabiat, aşk, hüzün, vatan ve kahramanlık duygularını işlemiştir. Bütün şiirlerini tek bir kitapta toplayan şairin tiyatro eserleri de bulunmaktadır.

Şiirlerindeki sözcüklerin uyumu, müzikselliği ile şiirimize yeni bir ahenk getirmiştir. Hece veznini değişik biçimlerde kullanmıştır. İnsanın doğa karşısındaki duygularını işleyen sanatçının şiirlerinde mecaz ve semboller vardır. Tiyatro alanında da yapıtlar vermiştir.
Fahriye Abla” ve “Olvido” tanınmış şiirleridir.

Başlıca eserleri: Şiirler, Gölgeler, O Böyle İstemezdi, Yazılar’dır.

Ahmet Muhip Dıranas Şiirlerinden Seçmeler

SERENAD

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Goncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin, zambak…

Bir kuş sesi gelir dudaklardan;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

OLVİDO

Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyle gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,

Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği gibi kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Dalga dalga hücum eden pişmanlıklar

Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden,
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar.

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi ta eski Anadolu’dan
Sesin nerde kaldı? Kar içindesin!

FAHRİYE ABLA

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Önce upuzun sonra kesik saçın vardı
Tenin buğdaysı , boyun bir başak kadardı
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin
Açılırdı rüzgarda kısa eteklerin
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla
Ne çapkın komşumuzdun sen fahriye abla

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya
En sonunda varmışsın bir erzincanlıya
Bilmem şimdi hala bu ilk kocandamısın
Hala dağları karlı erzincandamısın
Bırak geçmiş günleri gönlüm hatırlasın
Hatırada kalan şeyler değişmez zamanda
Ne vefalı komşumuzdun sen fahriye abla

16/2/2009

>> Melih Cevdet Anday

Birinci Yenciler‘in üç sanatçısından biri olan Melih Cevdet Anday, şiirlerinde yalın bir dil kullanmıştır. Oktay Rıfat Horozcu ve Orhan Veli Kanık ile birlikte Garip adlı şiir kitabını çıkardı.  Şiirleri yanında, deneme, fıkra, makale, çeviri, tiyatro türle­rinde de yapıtlar verdi. Tarihsel, toplumsal, felsefi içerikli şiirler yazdı. Şiirierindeki teknik sürekli gelişti, şiiri düşünsel nitelik kazandı. Oyunlarında çağdaş insanın dramını işledi.’ “Anı” en tanınmış şiiridir.

Melih Cevdet Anday’ın Eserleri:

Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane,Kollan Bağlı Odysseus, ölümsüzlük ardında Gılgamış (şiir)
Konuşarak, Dilimiz Üzerine Konuşmalar, Paris Yazıları (deneme) Ayaklar, İsa’nın Güncesi (roman) Içerdekiler,

16/2/2009

>> Namık Kemal

“Vatan Şairi”olarak anılır. Sanat yaşamına Divan edebiyatı tarzında yazdı­ğı şiirlerle başlayan sanatçı; Şinasi‘yle tanıştıktan, Avrupa kültür ve uygarlığını tanıdıktan sonra yeni edebiyat ve kültür için savaşım vermiştir. Sanatçı yanından çok, “Siyasal eylem adamı” kimliğiyle dikkati çeker. Namık Kemal, edebiyatın her alanında; şiir, roman, tiyatro, eleştiri, mektup…eserler vermiş; sanatını, düşüncele­rin halka yaymada bir araç olarak kullanmıştır. Divan edebiyatına karşı olmakla birlikte, biçim ve dilce eskiye bağlı kalmış, kaside ve gazellerinde gür sesiyle “vatan, millet hürriyet” konularını işle­miştir.
Tiyatroları daha sade olan Namık Kemal, konuşma di­linden yanadır. Tiyatroyu “yararlı bir eğlence” olarak görmüştür. Aruzu kullanmış ancak, heceyi de denemiştir. “Vatan Yahut Silistre” adlı oyunu seyirciyi çok etkilemesi üzerine. Kıbrıs’ a sürüldü, Magosa zin­danlarında 38 ay kaldı. Namık Kemal, Ziya Paşa‘ya karşı “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” adlı eleştirileri yazdı. Romanlarında romantizmin “sanatkârane” üslu­bunu kullandı.

Namık Kemal’in Eserleri:

Zavallı Çocuk,  Vatan Yahut Silistre (Sahnelenen ilk tiyatro eseri),  Akif Bey, Gülnihal Karabela, Celalettin Harzemşah (tiyatro); İntibah, (ilk edebi romanCezmi (ilk tarihi roman ), Tahrib-i Harabat, takip (ilk eleştiri eleştiri kitapları); Tasvir-i Efkar, Hürriyet, ibret ( ga­zete ); Osmanlı tarihiyle ilgili çalışmalar yapılmıştır.

16/2/2009

>> Recaizade Mahmut Ekrem

Tanzimat’ın ikinci kuşak sanatçılarındandır. Batı edebiyatı yanlısı genç sanatçılara önderlik etmiştir. Eski edebiyat yanlısı genç sanatçılara önderlik etmiştir. Eski edebiyat yanlısı Muallim Naci ile “uyağın göz için mi; kulak için mi” olması gerekti­ği konusunda biçim tartışmalarına girmiştir. “Göz için uyak” anlayışında olan Muallim Naci ile olan tartışmasından galip çıkmıştır. Döneminde “Üstat Ekrem” olarak anılan Recaizade Mahmut Ekrem, “şiirin tek amacının güzellik olması gerektiğini” dü­şünerek toplumsal konulardan uzaklaştı.Şiirin konu­sunu genişletti, şiirin konuşma dilinden ayrı bir dili olması gerektiğini savundu. Art arda yitirdiği çocukları için yazdığı ölüm şiir­lerinde oldukça duygusaldır. “Talim-i Edebiyat” adlı eserinde edebiyat kural­larını tanıtmış ve bu eser yıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur. İlk realist romanlardan “Araba Sevdası” ona ait­tir. Çalışmaları, Servet-i Fünun edebiyatının doğu­şuna önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Şiirlerinde romantizmin, oyunlarında da klasisizmin etkileri görülür. Aile yaşamı onunla şiire girmiştir.

Eserleri:

Afife Anjelik, Vuslat, Atala, Çok Bilen Çok Yanılır ( oyun ); Araba Sevdası ( ilk gerçekçi roman ); Nağme-i Se­her, Yadigar Sebab, Zemzeme, Nejat Ekrem ( şiir 9, tekdir-i Elhan ( eleştiri ) Şemsa, Muhsin Bey ( öykü ); Talim-İ Edebiyat ( ders kitabı)

<- :: Sonraki Sayfa ->